japonca kursu  

Ek Ders 9: Japonca Deyimler

Japonca Deyimler

merhaba arkadaşlar. bugün facebook sayfamızdaki bir arkadaşımız japonca deyimleri roomaji olarak bizden istemişti. ben de ingilizce bir siteden japonca deyimler buldum ve bunları sizlerle de paylaşmak istedim. ve bu dersi de 9. ek dersimiz olarak size sunuyorum. atasözleri de paylaşmıştım onları ek derse koymadım. zira deyimler normal cümlelerde daha sık kullanılır. neyse işten yeni geldim ve şuan elektrikli soba tarafından ısıtılmaktayım. ve ışığı gözümün tee içine giriyorken yazıyorum. ne zor şartlarda çalışıyorum anlıyorsunuz dimi :p ayrıca bana bişey olursa ölürüm :D

japonca deyimler

あいかわらず

[あいかわらず, aikawarazu] same as ever; just like always – her zamanki gibi

 

挨拶回り

[あいさつまわり, aisatsu-mawari] process of visiting all of one’s colleagues or coworkers to say hello – birinin tüm meslektaş ya da çalışanlarının her birine ziyarette bulunmak, (dost ziyareti gibi)

 

揚げ足を取る

[あげあしをとる, ageashi o toru] trip up somebody  –  birinin yoluna taş koymak

 

顎を出す

[あごをだす, ago o dasu] give up; give in – vaz geçmek, pes etmek

 

朝飯前

[あさめしまえ, asameshi-mae] easy as pie; piece of cake; simple –çocuk oyuncağı,çok basit,tereyağından kıl çeker gibi

 

足が遅い

[あしがおそい, ashi ga osoi] be slow; be a slow walker; be slow on one’s feet – yavaşlamak, ağırdan almak

 

足がつく

[あしがつく, ashi ga tsuku] leave tracks – iz bırakmak

 

足が遠退く

[あしがとおのく, ashi ga toonoku] be far away; keep away; visit less often – uzak olmak/uzak durmak

 

足が速い

[あしがはやい, ashi ga hayai] be fast; be a fast walker; be fast on one’s feet – hızlı olmak, hızlı olmak

足が速める

[あしがはやめる, ashi ga hayameru] pick up the pace; walk faster – hızlanmak, tempoyu arttırmak

 

足でまとい

[あしでまとい, ashi de matoi] a drag; a person who is a burden – zahmetli, sıkıntılı kimse (japonca bilseydim (sayenizde öğrenme aşamasındayım. saolun, çok güzel site :D) daha iyi anlayabilirdim. Bunu bilen birine sorsanız daha sağlıklı olur, zira kesin budur diyemiyorum.)

 

足止めをする

[あしどめをする, ashidome o suru] slow down; stop – yavaşlamak, durmak

 

足取りをする

[あしどりをする, ashidori o suru] trip someone up – hatasını yakalamak, çelme takmak

 

足並みをそろえて

[あしなみをそろえて, ashinami o soroete] cooperate – iş birliği yapmak

 

脛に傷

[すねにきず, sune ni kizu] have a guilty conscience – suçluluk duymak

 

足元に付け込む

[あしもとにつけこむ, ashimoto ni tsukekomu] have a person at a disadvantage – dezavantajlı olmak

 

足元の明るいうちに

[あしもとのあかるいうちに, ashimoto no akarui uchi ni] a thing should be done before it is too late – çok geç olmadan yapılması gereken şey, yumurta kapıya dayanmadan yapılması gereken şey

 

足を洗う

[あしをあらう, ashi o arau] go straight; become a decent person; turn over a new leaf – doğru yolu bulmak, beyaz bir sayfa açmak

 

足を奪われる

[あしをうばわれる, ashi o ubawareru] be deprived of – mahrum kalmak, yoksun olmak

 

足を出す

[あしをだす, ashi o dasu] reveal a secret; let the cat out of the bag – ağzındaki baklayı çıkarmak, ağzından kaçırmak

 

頭がいい

[あたまがいい, atama ga ii] be smart; be quick – akıllı olmak, hızlı olmak

 

頭数

[あたまかず, atama-kazu] headcount; number of persons – insan sayısı

 

頭株

[あたまかぶ, atama-kabu] leader, chief, head, executive – Lider , şef, patron, idareci

 

頭が悪い

[あたまがわるい, atama ga warui] be dumb; be slow – geri kalmak, aptal olmak

 

頭におく

[あたまにおく, atama ni oku] take under consideration – göz önünde bulundurmak , üzerinde düşünmek

 

頭にくる

[あたまにくる, atama ni kuru] be angry; become angry; get pissed – sinirlenmek , tepesi atmak

 

頭の回転が遅い

[あたまのかいてんがおそい, atama no kaiten ga osoi] be slow; be slow on the uptake; be dull or dimwitted – Yavaş anlayan , jetonu geç düşen , kalın kafalı

 

頭の回転が速い

[あたまのかいてんがはやい, atama no kaiten ga hayai] be quick; be quick on the update; be sharp – çabuk olmak , hızlı olmak

 

頭割り

[あたまわり, atama-wari] sharing expenses – masraf paylaşmak

 

頭を抑える

[あたまをおさえる, atama o osaeru] keep under one’s thumb; keep someone under control; restrain someone – birinin bir şey yapmasını engellemek

 

頭を刈る

[あたまをかる, atama o karu] have one’s hair cut – saç kestirmek

 

頭をはねる

[あたまをはねる, atama o haneru] take money on the side; be on the take – rüşvet almak

 

頭をもたげる

[あたまをもたげる, atama o motageru] rise into prominence – ön plana çıkmak, sivrilmek

 

後の祭り

[あとのまつり, ato no matsuri] it’s too late; a day late and a dollar short – çok geç, artık çok geç ve bir anlamı kalmadı / hatta geçti Borun pazarı sür eşşeği Niğde’ye

 

後よろしく

[あとよろしく, ato yoroshiku] hold the fort; take care of – yerine bakmak, (yokluğunda) işi yürütmek

 

後を絶たない

[あとをたたない, ato o tatanai] endless – sonsuz

 

危ない橋を渡る

[あぶないはしをわたる, abunai hashi o wataru] take risks; take a risk – risk almak

 

油を売る

[あぶらをうる, abura o uru] idle one’s time away; loaf; dawdle – vakit öldürmek, ağırdan almak, aylaklık etmek

 

油をかける

[あぶらをかける, abura o kakeru] egg on a person; instigate – kışkırtmak, ortalığı ayağa kaldırmak

油を絞る

[あぶらをしぼる, abura o shiboru] tell someone off; scold; rebuke – azarlamak, paylamak

 

油を乗る

[あぶらをのる, abura o noru] warm up to a subject; be interested – ilgi çekici ol

 

あほの話食い

[あほのはなしぐい, aho no hanashi-gui] an idiot will believe anything; an idiot will swallow anything – aptal herşeye inanır; aptal herşeyi yer

 

天下り

[あまくだり, ama-kudari] the practice of bureaucrats finding high-ranking jobs in private firms after retirement – bürokratların emekli olduktan sonra özel firmalarda yüksek maaşlı iş bulma alıştırması/pratiği

 

蟻の這い出る隙もない

[ありのはいでるすきもない, ari no haideru sukima mo nai] there isn’t even space for an ant to go through – bir karıncanın bile yürüyebileceği yer yok / tr karşılığı; iğne atsan yere düşmez

 

アルサロ

[あるさろ, aru-saro] a salon where the hostesses are supposedly part-time employees with other jobs – diğer iş alanlarında yarı zamanlı çalışan hosteslerin olduğu salon (gazinodan bahsediyor sanırım)

 

あんぐり口を開けて

[あんぐりくちをあけて, anguri kuchi o akete] with the mouth wide open, agape – ağzı açık kalmak

 

暗黙の承認

[あんもくのしょうにん, anmoku no shounin] tacit approval; silent approval – gizli anlaşma

 

BENZER YAZILAR

7 responses on "Ek Ders 9: Japonca Deyimler"

  1. hiraru’in profil fotoğrafı

    足でまとい(ashide matoi) ayak bağı olmak diye biliyorum ben.

  2. İnternetin altını üstüne getirdim bulamadım. すたこらさっさ ya da スタコラサッサ. “Sutakora Sassa” ne demek bilen var mı?

  3. admin rica etsem türkçelerinide yazarmısın bunları yazıcamda

  4. sanırım ingilizcesi süper ötesi olan kimse yok 1 senedır bekledıgıne gore bu işte sana kaldı bence :)

  5. Güzel site çok beğendim yararlı bilgiler için teşekürler

Bir mesaj bırak